Bagdat Konferanzi 1
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...

Bagdad Konferansi 1

Bu kitap, Bağdat’ta bulunan Ehlisünnet ve Caferi alimlerin tartışmasını içerir. Bu konferans, Abbasi halifesi Muktedi Billah’ın hilafetinin son döneminde, Selçuklu Sultanı Melikşah ve veziri Nizamülmülk tarafından düzenlendi. Bu konferansı, şair Ebu’l-Hayca Mukatil b.Atiyye b. Bekri el-Hicazi kaleme almıştır.

Bölüm 1

KONFERANSA DOĞRU

Bir gün Hüseyin b. Ali el-Alevi adında büyük bir Caferi alimi, bir iş için Melikşah’ın huzuruna çıkmıştı. Melikşah konuyu kendi veziri Nizamülmülk’le görüşmek için onun işini erteledi. Şeyh Hüseyin sultanın yanından ayrıldıktan sonra, orada bulunanlardan bazıları, arkasından alaylı sözler konuştular. Melikşah olayın farkına vardı ve oradakilere:

- Onun hakkında neden bu şekilde konuşuyorsunuz?

Orada bulunanlardan birisi:

- Ey Melik, dedi. Onun, Allah’in gazap ve lanet ettitiği Caferilerden olduğunu bilmiyor musun?

Melikşah şaşırmış bir ifadeyle:

- Neden? dedi. O Müslüman değil mi?

O şahıs:

- Asla! O bir Caferi’dir.

Melikşah:

- Caferi ne demektir. Onlar Müslüman fırkalardan değiller mi?

O kişi:

- Elbette Müslüman değiller. Çünkü onlar Ebubekir, Ömer ve Osman’ın halifeliğini reddediyorlar.

Sultan şaşırmıştı:
- Üç halifeyi tanımayan Müslüman var mı?

- Evet. İşte Caferiler.

Melikşah:

- Peki bu sahabelerin hilafetini kabul etmeyenlere neden halk Müslüman adını veriyorlar?

O kişi:

- İşte bu yüzden ben onların kafır olduklarını söyledim. Melikşah az bir süre düşünceye daldıktan sonra şöyle dedi:

- Konunun açıklığa kavuşması içİn Vezir Nizammülk’ü çağırtmam gerekir. (O önemli her konuda vezirine danışır ve ondan bilgi alırdı.)

Melikşah’ın Veziriyle Konuşması

Melikşah veziri Nizamülmülk’ü çağırttı ve ona:
- Söyle bana, dedi. Caferiler, Şiiler Müslüman mıdırlar?

Nizamülmülk:

- Ehlisünnet alimleri bu konuda farklı görüşlere sahiptirler. Bazıları onları Müslüman bilir, bazıları ise bilmez.

Melikşah:

- Onların nüfusu ne kadardır?

Nizamülmülk:

- Sayılarını tam olarak bilmiyorum; ancak yaklaşık olarak Müslümanların yarısını teşkil ettikleri söylenebilir.

- O halde Müslümanların yarısı kafır mi?!

Nizamülmülk:
- Bazı ilim ehli onları kafır bilir; ancak şahsen ben onları tekfır etmem.

Melikşah:

- Ey Vezir! Konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için Caferi ve Sünni alimlerini burada toplayabilir misin?

Vezir:

-Doğrusu bu, zor bir iştir. Hükümetimize ve memleketimize yönelik zararlı sonuçlar doğuracağından endişeleniyorum.

Melik:

- Niçin?

Vezir:

- Çünkü, Caferi ve Sünni meselesi hak ve batıl meselesi değildir. Bu öyle bir konudur ki bunun için kanlar dökülmüş, nice Müslümanlar esir alınmış, kütüphaneler yakılmış ve savaşlar çıkmıştır.

Genç Melik; hayretler içerisinde bir müddet düşündükten sonra:

- Ey Vezir! Sen de biliyorsun ki yüce Allah bize geniş bir saltanat ve güçlü bir ordu vermiştir. Dolayısıyla verilen bu nimete karşılık O’na şükretmeliyiz. Bu da an- cak doğruyu izlemek ve onun yolundan sapanları doğru yola davet etmekle olur. Kuşkusuz, bu iki fırkadan biri hak, diğeri ise batıldır. Bize düşen, hakkı bilip ona tabi olmak ve batılı bırakmaktır.

Ey Vezir! Cafer! ve Sünni alimlerinin ve ordu komutanlarının, yazıcıların ve başka devlet memurlarının katılımıyla bir toplantı teşkil et. Toplantıda Sünni mezhebin hak olduğu ispatlandığı takdirde Caferileri Sünni mezhebini kabullenmeye zorlarız.

Vezir:

- Caferller Sünni olmayı kabul etmezlerse, ne yapacaksınız?

Melik:

- Onları katlederiz.

Vezir:

- Müslümanların yarısını teşkil eden bir grubu öldürmek mümkün müdür?

Melik:

- Meseleyi halletmenin başka çözüm yolu var mı?

Vezir:
- Tabi, bu işten vazgeçmek…

Burada Melikşah ile hikmetli vezirinin arasında cereyan eden değerlendirme sona erdi; ancak Melikşah o geceyi bu önemli konu etrafında düşünerek rahatsız bir şekilde sabahladı, sabah erkenden Nizamülmülk’ü çağırarak kararını bildirdi.

- Her iki tarafın alimlerini davet edelim, yapılacak olan ilmi tartışmalar sonucu hakkın kiminle olduğu anlaşılacaktır. Eğer Ehlisünnet mezhebinin hak olduğu ispatlanırsa, Caferileri yumuşak ve hikmetli öğütlerle bu mezhebe davet eder; Peygamber efendimizin (s.a.a) izlediği cazip hediyeler verme metoduyla kalplerini kazanmaya çalışırız. Nitekim Resulullah da kafirleri İslam dinine ısındırmak amacıyla onlara zekat veriyordu. Böylece biz de İslam’a ve Müslümanlara hizmet etmiş oluruz.

Vezir:

- Görüşleriniz çok güzel; ancak ben endişe duyuyorum.

Melik:

- Neden endişeleniyorsun?

Vezir:

- Caferilerin getirecekleri delillerle Sünnilere galip gelmesinden korkuyorum. Bu durumda Sünniler, mezhepleri hakkında şüpheye düşecekler ve memleket teda- visi mümkün olamayan bir yara almış olacak.

Melik:

- Bu mümkün müdür? Ehlisünnet hak üzere değil mi?

Vezir:

- Evet. Ehlisünnet hak üzeredir; ancak bazen kanıdar haklının aleyhine olur.

Melik, vezirin bu cevabından ikna olmayarak:
- Hakkın tam olarak batıldan ayırt edilmesi için her iki tarafın alimlerinin bir araya getirilmesi gerekir.

Vezir:

- Böyle bir toplantının tertiplenmesi için bir ay süre gerekir, diye cevap verdi. Lakin Melik bunu kabul etmedi ve 15 gün içerisinde toplantının düzenlenmesi yolunda kesin kararını açıkladı.

Devami gelecek

Başlık : Bagdat Konferanzi 1
Ekleyen : admin
Tarih : Mayıs 29, 2010
Izlenme : 1 Bugün: 1
Yorumlar : Yorum Yok
Kategori : Islam Tarihi

Yorumlar : Sende Yorum Yaz!



Sayfa URL :
BBC Code :
Stumble  FaceBook  digg    deli  blink  reddit  google 

tanismak
tanismak
Temmuz 28, 2010
islam dini sohbet odaları
Izlenme : 1 Bugün: 1
tanismak
tanismak
Temmuz 28, 2010
islam dini sohbet odaları
Izlenme : 1 Bugün: 1
hi
hi
Haziran 29, 2010
islam dini sohbet odaları
Izlenme : 1 Bugün: 1
İbni Sina ve Hocası
İbni Sina ve Hocası
Mayıs 29, 2010
Islam Tarihi
Izlenme : 1 Bugün: 1
Müslüman, örnek insandır
Müslüman, örnek
Mayıs 29, 2010
Genel
Izlenme : 1 Bugün: 1
İffet Abidesi - Hz.Meryem
İffet Abidesi –
Mayıs 29, 2010
Islam Tarihi
Izlenme : 1 Bugün: 1