Bunlar, çeşitli kimselerle yapılan röportajların sonuçlarıdır. Matematikçi, filozof, psikolog, tarihçi, asker ve yazar olarak isim yapmış çeşitli kişilere, “Tarihin Büyük Liderleri Kimlerdir?” sorusu sorulmuş ve alınan cevaplar yayınlanmıştı. Herkes kendi bilgi ve düşüncesine göre liderini seçti. Kimine göre bu Gandhi, kimine göre Konfüçyüs, kimine göre Mussolini, kimine göre de Hitler’di. Çünkü, iyi veya kötü olmak önemli değildi bu seçimde. Büyüklük esastı.
Ankete katılanlardan emekli bir general James Gavın, tarihin en büyük liderleri olarak şu sıralamayı yapmıştı:
1. Hz. Muhammed (s.a.v.)
2. Hz. İsa (a.s.)
Gavın Hristiyan olduğu halde, Hz. İsa’yı ikinci sıraya koymuştu.
Ankete cevap verenlerden bir diğeri de Jews Musselman’dır. Chicago Üniversitesinde Psikoloji profesörü olan bu zat, psikanalist olarak tanınmıştır. Deha ve cinnet arasındaki ince çizgiyi incelemek gibi konularda mütehassıs bir kimsedir. Musselman’a göre, böyle bir sıralama için önce şahısta ne aradığımızı tespit etmemiz gerekir. Hangi kıstas ve kritere göre bu sıralamayı yapacağımız önemlidir. Bu bakımdan Musselman, bize 3 objektif standart vermektedir:
1. Önder olacak kişi kendi menfaati için değil, başında bulunduğu topluluğun refah ve saadeti için çalışmalıdır.
2. Lider, halkının kendini emniyette hissedeceği sosyal bir organizasyon kurmalıdır.
3. Lider, inançlarda birlik sağlamalıdır.
Dünyanın neresine giderseniz gidiniz, bir milyar dan fazla insan aynı kitaba inanıyor, aynı Kâbe’ye yöneliyor, aynı tevhid kelimesini söylüyor. Bir yahudi olan Jew Musselman, bu üç standardı esas alarak, Pastör, Gandhi, Konfüçyüs, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed gibi ilim, din ve siyaset büyüklerini ve peygamberleri karşılaştırmış ve şu sonuca varmıştır: Bütün zamanların en büyüğü Hz.Muhammed (s.a.v.) dir ve daha küçük çapta fakat benzer işler başarmış olması dolayısıyla Hz. Musa ondan sonra gelmektedir.