KONFÜCYÜSCULUK
Tanim
Konfücyüs´cülük, Cin´in eski dinidir. Konfücyüs´ün gayesi; yönetimle ilgili bilgileri toplama, sosyal hayat ve törenlerle ilgili hususlari bir araya getirmek, ya$ayan ahlak ve geleneklerin devamini saglamak; böylece atalar kültürüne dayali olan Cin medeniyetini ortaya koymaktir. Kendi felsefi görü$lerini de bunlara ilave ederek bu i$i ba$armi$, asirlardan beri süregelen dinin geleneklerini yeniden canlandirmi$tir. Dolayisiyla Konfücyüs´cülük, Konfücyüs´dayandirilan, Cin´e ait inani$ ve ayinler birligi olarak meydana cikmi$tir. Cin´in dini tarihinde büyük tanri olarak "Göktanri" bulunur. Bu "Tien" ile ifade edilir. Ayni zamanda da "Tao" ile de ifade edilir. Tao, gögün efendisidir. Onun a$agisinda görünmeyen varliklar dünyasi; cinler, periler, ata ruhlari bulunur. Konfücyüs´cülük´ün belirli bir dini te$kilati hemen hemen yok gibidir, fakat kurucusu, Tanri kavrami ve kutsal metinleri mevcuttur.
Ortaya ciki$i ve ba$lica temsilcileri
Konfücyüs, Cin´li bir bilgin ve filozoftur. Milad´tan önce 551 yilinda Cin´in Lu eyaletinin bir $ehri olan Tsou´da dogdu. Mensub oldugu kabilenin aki Kung´dur. Konfücyüs´ün bir adi da ba$kan veya filazof manasina gelen Kong Fu-tse´dir. Soylu bir ailedendir. De desi eyalet valisiydi. Babasi ise orduda taninmi$ bir subaydi. Babasi ölürken kendisine üc ya$indaydi.Yetim büyüdü, gencliginde cobanlik yapti. Yirmi ya$indan önce evlendi; bir oglu bir de kizi oldu.Yirmi ya$inda hem ögrenmeye, hem de ögrenci yeti$tirmeye ba$ladi.
Taoizm´in kurucusu filozof Lao-dzi´dan felsefi bilimler ögrendi. Hocasi kanaat ve kayitsiz müsamahayi esas alirken, Konfücyüs tam tersine kötülüge kötülükle kar$ilik vermekle adaletin gercekle$ecegini savundu.
Yirmiiki ya$inda felsefe usulu ögreten bir okul acti. Bu okul mensubu ögrenci sayisi ücbini gecti. Seksenden fazla ögrencide üstün zeka vasiflari vardi. Bunlari yeti$tirmeye cali$ti.
Temel dü$ünce ve inanclari
Temel inanclar Gök ilahi, melekler ve ecdadin ruhlari $eklinde belirlenebilir:
Gök ilahina (ilah-i azam) inanir ve ibadetlerini ona yöneltirler. İlaha ibadet ve kurban takdim etmek kral ve eyalet prenslerine mahsustur. Yerin de ilahi vardir. Cin´in bütün halki buna tapar. Ayrica güne$, ay, yildizlar, bulutlar ve daglarin herbirinin ilahi vardir. Bunlara tapmak ve kurban vermek prenslere mahsustur.
Melekleri takdis eder ve kurban sunarlar. Eski ecdadlarinin ruhlarini takdis eder ve ruhlarinin ebediligine inanirlar. Kurbanlar ise bu ruhlara sevinc verecek müzikli tpolantilarla olur. Her evde ölülerin ruhlari ve evin ilahi icin bir tapinakta yer alir.
(Günümüz Din Ve Fikir Hareketleri Ansiklopedisi.Sf.163.166/Kemal Hoca)
|