Okul ve işlevi
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...

17 Ocak Pazar günü, Anadolu Platformu tarafından düzenlenen bir eğitim programında “okulsuz toplum” üzerine konuştum.

Bir eğitim programında okulsuz toplum üzerine konuşmak belki paradoksal gelebilir. Bizim gibi zihinleri zorunlu eğitim, zorunlu askerlik gibi safsatalarla şartlandırılmış toplumlar açısından bu pek de şaşırtıcı değil. Oysa temel amacı şahsiyetli ve özgür insanlar yetiştirmek, daha doğrusu insanların bu minval üzerinde yetişmesine katkıda bulunmak olan eğitim ve öğretimin günümüzdeki mahiyeti, neredeyse bunun tam aksi bir yöndedir.

Bir kere “okumak” ile eğitim ve öğretimin bağı doğrudan değil dolaylı ve arızîdir. Okumak, yani alfabe eğitimi, şahsiyet eğitimi açısından sadece teknik bir yardım sağlar. Kelimenin tam anlamıyla “okumak”, yani dünyayı ve kendisini kavrayarak şahsiyetli bir hayat sürdürmek anlamındaki “okumak” ise, Kuran’ın temel buyruğudur ve günümüz okullarında eğitilenlerin çoğu, bu nitelikten yoksundur.

Zorunlu eğitim ve zorunlu askerlik gibi ceberut modellerin tarihi ise eski olmadığı gibi, masum da değildir. Her iki yönteme de Fransız Devrimi sonrasında, daha çok kitleleri şartlandırmak için başvurulmuş ve daha sonra da bu devrimi örnek alan tüm ulusal sistemlere yayılmıştır. Dolayısıyla daha çok gençlerin, burjuvazi tarafından gerçekleştirilen devrimin değerlerine ideolojik olarak şartlandırılmasına matuf bir eğitim tarzıdırlar. Bu eğitim tarzlarının temel yöntemi özgür ve şahsiyetli insanların yetişmesine katkı sağlamak değil, ideolojik koşullandırmadır.

Ülkemizde de uygulanan bu eğitim tarzı, 8 yıl sanki bu koşullandırma için yeterli değilmiş gibi uzatılmaya çalışılmaktadır. Üniversiteyi bitirinceye dek, neredeyse her yıl tekrarlanan aynı bilgiler gençleri aptallaştırmakta ve hayattan uzaklaştırmaktadır. 20 yılın üzerine çıkan bu eğitim süresiyle çocuklar, uzatılmış bir çocukluk süreci içerisinde, ailelerinden olduğu kadar hayattan da koparılmaktadırlar. Bu süreç içerisinde ise hayata dair en temel şeyler bile kendilerine öğretilmeyen, kafaları bir yığın safsata ile şişirilmiş olan çocuklar, neredeyse iğdiş edilmiş bir pozisyonda, sömürülmeye ve kullanılmaya hazır bireyler olarak hayatın önüne atılmaktadırlar. Ergenlik şayet bir insanın kendi ayakları üzerinde durabilmesiyse, bu çocuklar hiçbir zaman ergenleşememektedirler.

Unutulmamalı ki zorunlu eğitim ve askerliğin hayatımızda olmadığı yüz elli yıl öncesine kadar da toplumlar hayatlarını sürdürmekte, üretmekte, tüketmekte, savaşmakta, çocuklarını ve bilim adamlarını yetiştirmekteydiler. Şimdi ise aynı sıralarda düzleştiren farklı karakter ve yetenekteki çocuklar, adeta Procrustean yatağına sokulur gibi, kaba bir biçimde eşitlenmeye çalışılmaktadır. Özgür ve şahsiyetli bir biçimde yetiştirilmiş bir insan, en karmaşık konularda bile azami on yılda uzmanlaşabileceği halde, bu çocuklar on yılı aşkın bir eğitim süreci sonunda dört işlemi bile yapamamakta, duygularını ya da düşüncelerini ifade etmek için basit bir metni bile yazamamaktadırlar.

Ailelerinden zorla devşirilen çocukları bir köle gibi eğitmeye çalışan bu eğitim sistemi, mutsuz, bencil ve yeteneksiz insanlar yetiştirmekten başka bir şey yapmamaktadır. Oysa bunun için harcanan zaman ve imkânların onda biriyle bile, bu gençlerin eğitimini, hem de onların ruhlarını örselemeden sağlamak mümkündür.

Bir kere, öncelikle ve hiç vakit geçirilmeksizin, şu zorunlu eğitim ve zorunlu askerlik zorbalığından vazgeçilmelidir. Çünkü insanların çoğu askerlik yapma özelliğine sahip olmadığı gibi (elbette bu konuda hiç kimse suçlanamaz ve aslolan kişinin kendi istek ve beyanıdır), herkesin standart bir eğitim sisteminin kalıplarından (daha da doğrusu cenderesinden) geçmek gibi bir mecburiyeti de olamaz. Çünkü zorunlu askerlik, aslında savaş yapma yetenekleri bile kuşkulu olan bir savaş makinesinin mazoşizminin tatmininden başka kimseye bir fayda sağlamamaktadır. Zorunlu eğitim sürecini şöyle böyle atlatmış birçok genç, askerlik sonrasında ruh sağlığını ve kişiliğini büsbütün yitirmekte; yüreğinin örselenmemiş yerleri kaldıysa, o da burada hırpalanmakta ve paspasa çevrilmektedir. Artık tüm gençliği, erdemi, özgürlüğü ve mücadele etme gücünü yitirmiş bir durumdadır. Dolayısıyla zorunlu eğitim ve zorunlu askerlik süreçlerinin fiili olarak gerçekleştirdiği yegâne şey, ceberut devletin isterlerine uygun bir biçimde kalıplanabilecek kıvamda, plastikleştirilmiş bedenler üretmektir. İnsan onur ve şahsiyetine ise bundan daha aykırı bir şey olamaz elbette.

Günümüzde uygulanan ve belki de özgür ve onurlu bir insan yetiştirmek için uygulanabilecek en kötü eğitim modellerinden biri olan zorunlu eğitim yerine, insanların eğitiminin öncelikle ailelerinin ve kendilerinin kararlarına bırakıldığı, isteğe bağlı ve konulu/hedefli eğitime geçilmelidir. Yani insanlar kendi yetenek ve eğilimleri doğrultusunda eğitim almalı ve eğitimde öncelik soyut bilgi öğretimine değil, özgürleşmeye ve şahsiyetin geliştirilmesine verilmelidir. Bu ise, her insanı farklı bir dünya olarak gören ve dikkate alan bir hassasiyet anlamına gelmektedir. Bu tip bir eğitim ise devlet tarafından desteklenen aileler, sivil toplum kuruluşları, vakıflar, yerel yönetimler, özel ihtisas kuruluşları tarafından verilmelidir. Çocuklar ailelerinden, oyunlarından koparılarak sınıflara kapatılmamalı, ezberci test teknikleriyle zihinleri iğdiş edilmemelidir. Dolayısıyla da eğitimde öncelik çocuklardan ziyade, onları eğitecek olan annelerin eğitimine verilmeli; toplumun ürettiği en önemli şeyin çocuk olduğu unutulmamalıdır.

Ümit Aktaş/ özgünduruş

Başlık : Okul ve işlevi
Ekleyen : admin
Tarih : Mayıs 29, 2010
Izlenme : 1 Bugün: 1
Yorumlar : Yorum Yok
Kategori : islam dini sohbet odaları

Yorumlar : Sende Yorum Yaz!



Sayfa URL :
BBC Code :
Stumble  FaceBook  digg    deli  blink  reddit  google 

tanismak
tanismak
Temmuz 28, 2010
islam dini sohbet odaları
Izlenme : 1 Bugün: 1
tanismak
tanismak
Temmuz 28, 2010
islam dini sohbet odaları
Izlenme : 1 Bugün: 1
hi
hi
Haziran 29, 2010
islam dini sohbet odaları
Izlenme : 1 Bugün: 1
İbni Sina ve Hocası
İbni Sina ve Hocası
Mayıs 29, 2010
Islam Tarihi
Izlenme : 1 Bugün: 1
Müslüman, örnek insandır
Müslüman, örnek
Mayıs 29, 2010
Genel
Izlenme : 1 Bugün: 1
İffet Abidesi - Hz.Meryem
İffet Abidesi –
Mayıs 29, 2010
Islam Tarihi
Izlenme : 1 Bugün: 1