Giris Için Bir Nick Yaziniz :


Peygamberimizin Başarısının Sırrı Günümüz toplumu
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading ... Loading ...

Sosyal çalkantıların had safhaya çıktığı günümüzden geriye baktığımızda, zannederim Peygamberimizin elinde gerçekleşen en büyük mucizenin; onun toplumu ıslah edip dönüştürmekte gösterdiği başarı olduğunu söylemek mümkündür.

Geçtiğimiz asrın çeşitli dönemlerinde birçok ideolojinin toplum mühendisliğine girişmesi, ancak toplum düzenini ıslah etmek bir yana büsbütün ifsat etmesi neticesinde günümüzde en geçerli değer; kendi haline terk etmek; körü körüne bir özgürlük anlayışıyla “bırakınız yapsınlar” demek olmuştur.

İşte, topluma biçim vermenin öyle zannedildiği kadar kolay olmadığının görülmesinden sonra, zannederim peygamberimizin toplumuna yaptığı rehberlik ve liderliğin değeri çok daha iyi anlaşılmaktadır. Hele de onun ahlak ve hukuk şöyle dursun, basit bir yasa düzenine bile sahip olmayan bir toplumu eğitip; çağının ileri toplumlarını dönüştürecek seviyeye yükselttiğini göz önüne alacak olursak…

Gerçekten de Peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) gönderildiği toplumun durumu birçok yönden eğitime son derece elverişsizdir. Her türlü ahlaksızlığın yaygınlaştığı, değerlerin ters yüz edildiği, zorbalığın kahramanlık, kinciliğin şeref, kibrin izzet sayıldığı bu toplum; aynı zamanda değişime de oldukça dirençlidir. Çünkü bu değerleri dayandırdıkları batıl itikatlarına ve sapkın törelerine taassupla bağlıdır.
Böyle bir toplumu eğitmenin önündeki en büyük engellerden biri de topluma hâkim olan düzendir. Zengin ve güçlüleri daha da güçlü hale getiren düzen sebebiyle, toplumun geniş bir kesimi geçim bakımından egemen kesime muhtaçtır. Ya borçlu ya köle yahut da işçi oldukları için onların telkinlerinin tesiri altındadırlar. Bu nedenle düzeni ayakta tutan bu elebaşlarına karşı koyacak güçleri yoktur.
Egemen kesim ise elbette kendilerine güç ve menfaat sağlayan düzeni değiştirmeye yanaşmamaktadır. Üstelik halkın çoğunluğu da kendilerinin aleyhine de olsa; alışageldikleri ve kısmi menfaatler sağladıkları bu düzeni değiştirmeye taraftar değildirler. İşte, bütün bu elverişsiz şartlara rağmen peygamberimiz, bu toplumdan çağlara örnek olacak sahabe toplumunu çıkarmayı başarmıştır.
Peygam berimizin başarısının sırrı
Peygamberimizin bu başarısının sırrı nedir? Bazı yönlerden onun mücadele ettiği şartlara benzeyen günümüz şartlarında, biz onun rehberlik örnekliğinden nasıl faydalanabiliriz?

Peygamberimizin toplumu değiştirmede tatbik ettiği yöntemi incelemek isteyenler için en büyük imkânlardan biri hiç kuşkusuz, hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze ulaşmış olan Kur’an-ı kerimdir. Çünkü Kur’an-ı Kerim, hem peygamberimizin rehberidir, hem tebliğinde kullandığı eğitim vasıtasıdır, hem de peygamberimizin başından geçenlerin yorumlanarak anlatıldığı ayetleri ihtiva etmektedir.

Kur’an-ı Kerim’i bol bol okumak, peygamberimizin tecrübesini anlamamızı kolaylaştıracağı gibi; onun hissiyatına bürünmeyi ve onun duyduğu şevki hissetmeyi de sağlayacaktır. Bunun yanında peygamberimizin hadislerini ve hayatını okumanın da Kur’an-ı Kerim’i doğru şekilde anlamanın birinci şartı olduğunu söylemeye gerek yoktur.
Kur’an-ı kerim ayetlerinin nüzul sırasına göre takip edersek; ilk gelen ayetlerde daha çok müşriklerin bozuk itikatlarının eleştirildiğini ve tevhit dinine çağrıda bulunulduğunu görüyoruz. Bu ayetlerde çarpıcı bir üslup kullanılarak şuurunu, aklını ve vicdanını büsbütün kaybetmemiş olanlara, doğru yola gelmeleri için davette bulunulmaktadır. Ayrıca bu ayetler, bozuk değer yargılarını eleştirirken toplumu güzel ahlaka, adalete ve iyiliğe de çağırmaktadır.

Hiç kuşkusuz peygamberimiz bu çağrıyı sadece sözlü olarak yapıp uyulmasını başkalarından beklememiştir. Peygamberimizin rehberliğinde en çok öne çıkan hususiyet, kendisine inen emirlere ilk önce kendisinin uyması, karşısındakine sirayet eden samimiyeti, en yüksek derecede fedakârlık göstermesi ve bu zorlu yolda bitmek bilmeyen sabrıdır. Peygamberimiz bu davranış şekliyle, başta Hz. Ebu Bekir olmak üzere; kendisine iman eden imkân sahibi Müslümanlara da örnek olmuştur.

Peygamberimiz, ilk Müslümanlardan imkân sahibi olanların, iman eden köleleri azat etmelerini, yoksullara yardım etmelerini teşvik etmiştir. Bu teşviklerini de en fazla ahiret günü hususunda uyarılarda bulunup ebedi mükâfat ile özendirerek yapmıştır.

Peygamberimiz bu uygulamasıyla, hem başkalarını davet ettiği davranışları samimiyetle uyguladığını göstermiş; hem de ilk müslüman cemaatinin yardımlaşma ve dayanışma esası üzerine kurulmasını sağlamıştır. Gerçekten de İslamiyet’in başarısının en önemli sırrı da peygamberimizin toplum önderliği hususundaki üstünlüğünde gizlidir.

Bu arada, peygamberimizin henüz Mekke’de iken eğitim ve terbiye faaliyetlerine başladığını da görüyoruz. Son derece elverişsiz şartlara rağmen, peygamberimiz sahabeden Erkam’ın şehir dışındaki evini bir mektep, mescit ve dergaha dönüştürdüğünü görüyoruz. İlk müslümanlara burada ilim öğreten ve ibadete teşvik eden Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem); başta Musab bin Umeyr (radıyallahu anh) gibi sahabeleri, daha sonra göndereceği tebliğ görevine hazırlamıştır. Böylece peygamberimiz, ileride kuracağı Suffa Mektebinin ilk şeklini de oluşturmuş olmaktadır.
Peygamberimizin Medine’ye hicretten sonraki eğitim faaliyetleri de mescidin bitişiğindeki Suffa’da devam etmiştir. Peygamberimiz, burada bir yandan gençleri eğiterek, ileride imam, muallim, vali, komutan, kadı, gibi görevlere getireceği kadroları yetiştirirken, bir yandan da kürsüden halka öğütler vermeye devam etmiştir.
Bundan sonra, müslümanlar güçlendikçe, askeri ve idari tecrübeye sahip kişiler de İslam saflarına katılmaya başlamış, peygamberimiz de bu kişilere geçmişten dolayı kin beslemeyip layık oldukları mevkilere getirmiştir. Peygamberimizin bu tutumu müslümanlar arasına katılımın hızlanmasını sağlamıştır.
Saadet asrını çağımıza taşımak için
Peygamberimizin bu uygulamalarını günümüze uygulayacak olursak, yapacağımız en önemli faaliyetin tebliğ, eğitim ve yardımlaşma müesseselerini organize etmek olduğunu söyleyebiliriz. Ancak ilimde ve tebliğde başarılı olmanın asıl şartı, tıpkı sahabe gibi bizim de tebliğ ettiğimiz değerleri, öncelikle kendimizin hayata geçirmesidir. Tebliğde öncelikle kendi ailemizden ve yakınlarımızdan başlamak da yine peygamberimizin usulüne uygun olacaktır.

Müslümanların çağın ahlaki çöküntüsüne eleştiri getirirken, kendilerinin çeşitli kabahatlerle gündeme gelmeleri hiç kuşkusuz yüz kızartıcı bir durum olur. Bu nedenle müslümanlar asla nefse itimat etmemeli, her hususta fetvadan da öte takvaya riayeti elden bırakmamalıdırlar.

Bu arada İslami çalışmaları ve hizmetleri tamamen rıza-i ilahi için yapmak, servet ve şöhrete alet etmeye kalkışmamak da çok önemlidir. Böyle bir hareket, bunu yapanın bütün emeğinin zayi olmasına, ahrette hiçbir değer taşımamasına sebep olur. Ayrıca, İslami çalışmalar aleyhine kuşku doğmasına yol açılır.

Müslümanlar sevgi ve merhamette tek vücut gibi olmalı, çekememezlikle birbirlerinin aleyhinde bulunmamalıdırlar. Sahabenin kardeşliği gibi kardeşlik anlayışına bürünmeli, bir duvarı meydana getiren tuğlalar gibi birbirinin eksikliğini tamamlamalıdırlar.

Peygamberimizin örnek alınacak bir hususiyeti de ahret mükâfatına kavuşana dek çalışmaya teşvik etmesi, “nasıl olsa İslamiyet başarıya ulaştı” kanaatiyle gevşemelerine müsaade etmemesidir. Mesela, Tebük seferine katılmayan kişilere müeyyide uygulanması bu duruma bir örnektir.

Günümüzde Müslümanlar da birbirlerini gezmeye, eğlenmeye, alışverişe değil, ilim ve hizmet faaliyetlerine teşvik etmelidirler. Peygamberimiz ve ashabı, alışverişlerinde, evliliklerinde, hicretlerinde daima İslami tebliği esas aldığı gibi müslümanlar da her işlerinde İslami şuurla hareket etmelidirler.

Müslümanlar paralarını, vakitlerini, nefsanî heveslere ve boşa harcamamalı; evliliklerini nefsani bir şekilde yapmamalı, çocuklarını zamanın akışına terk etmemelidir. Her Müslüman kendisine emanet edilmiş olan imkânları ahret için sermayeye, İslam âleminin geleceği için bir vasıtaya dönüştürmelidir.

Herkes bir şeyler yapabilir. Bir ev hanımı malayani gezmeler yerine, sohbetlere gidebilir veya tertipleyebilir. Bir esnaf, alıp sattığı ürünlere dikkat edebilir; konu komşusunu da şuurlandırabilir.
Müslümanlar toplumda etkin olmalı
Müslümanlar, toplumun hayat tarzını ve değerlerini belirleyen cemaat olmalıdır. Bir toplumda hangi kesimler prensiplerine bağlı ise ve kurallarını titizlikle uyguluyorsa, zamanla diğerleri için örnek olan hayat tarzı da o olur.

Mesela, ülkemizin batılılaşma teamülü de bu şekilde olmuştur. Birileri adab-ı muaşeret kurallarını, modayı, kullanılan dili, hayat tarzını belirlemiş ve topluma telkin etmiştir. Hangi kesim kendi hayat tarzına sadık kalırsa onun tercihi, zaman içerisinde egemen hale gelir ve teamülleri belirler.

Unutmayalım ki bir toplumda hangi cemiyet daha fazla etkin ise o cemiyet bir çekim merkezi olur. Öyleyse her türlü hayırlı faaliyetleri tertip edenler müslümanlar olmalıdır. Ayrıca, müslümanların faaliyetlerine gücümüz ölçüsünde destek vermek de birey olarak vazifemiz olmalıdır. İnanın hayırlı işleri başlatanlara destek olmazsak, Allah’ın huzurunda bunun hesabını veremeyiz.

Tarihe baktığımız zaman görüyoruz ki ne zaman müslümanlar gevşekliğe düşseler, acımasız bir düşman onlara musallat olmaktadır. Çünkü hiçbir şey belli bir kararda kalmaz; ya ilerler, ya geriler.

Hem bu dünya hayatı eğlenme yeri değildir; uzun bir sefere hazırlanma yeridir. Hem ferdi kurtuluşumuz, hem de İslam dünyasının geleceği için tek çare, tüm hayatımızı şuurlu ve gayeli bir şekilde yaşamaktır


Giris Için Bir Nick Yaziniz :

Başlık : Peygamberimizin Başarısının Sırrı Günümüz
Ekleyen : admin
Tarih : Mayıs 29, 2010
Izlenme : 98 Bugün: 1
Yorumlar : Yorum Yok
Kategori : Islam Peygamberleri

Yorumlar : Sende Yorum Yaz!



Sayfa URL :
BBC Code :
Stumble  FaceBook  digg    deli  blink  reddit  google 

Kule ve zirvesindeki kapalı oda - Video İzle
Kule ve zirvesindeki
Aralık 20, 2011
islam dini sohbet odaları
Izlenme : 157084 Bugün: 5
Mükemmel Fabrika - Video İzle
Mükemmel Fabrika –
Aralık 20, 2011
islam dini sohbet odaları
Izlenme : 157010 Bugün: 5
His ve vehim mertebesinde yaratılmış olan madde - Video İzle
His ve vehim mertebesinde
Aralık 20, 2011
islam dini sohbet odaları
Izlenme : 157063 Bugün: 5
Yazar Adnan Oktar - Video İzle
Yazar Adnan Oktar –
Aralık 20, 2011
islam dini sohbet odaları
Izlenme : 156958 Bugün: 5
Türk İslam Birliği - Video İzle
Türk İslam Birliği
Aralık 19, 2011
islam dini sohbet odaları
Izlenme : 156892 Bugün: 5
HÜR ADAM FİLMİNDE BAHSİ GEÇMEYEN, ÇOK ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR - Video İzle
HÜR ADAM FİLMİNDE
Aralık 19, 2011
islam dini sohbet odaları
Izlenme : 156939 Bugün: 5